MEKTUP 1 - **BLUWALL** - Blogcu








**BLUWALL**

11.9.2008 - MEKTUP 1

KIYASIYA Bİ BAŞARININ ÖYKÜSÜ

 

degerli büyüğüm canım abim dedigim 

 

                seni 01/02/05 tarihinde bi ögleden sonra

tanıdım tanışmamız  o güne nasipmiş

başlangıçta ve ilk tanışma da çokça üzerinde durmadıgım ve hatta sıradan bi iş görüşmesinin oldugunu diger işverenler politikası güttügünü düşünmüştüm ve o görüşmeden sonra

tekrar görüşmek dilegiyle vedalaşmıştık

 ne hikmet bilemiyorum evime giderken yolda tek düşündügüm

az para çok çalışmak  ve buruşturup attıgımız kagıt parcası gibi konuştuklarımızı silmiştim ve ben beni keşfedecek yer aramaya koyulmuştum

     o sıralar mugla bodrumdan gelmiş sezonluk yani kışı geçirecek yer arıyordum yanı 3/5 aylık gibi

tabi bodrumdan geldigim gibi çalışmaya başlamıştım ama hep işverenlerin yaptıgı politikalar vardırya önce elaman bulurlar sonra bir sürü sözler verdigi elemanının altını oyup kavarlar işte bende öyle yapıyordum bakıyordum patroncugum işe yaramaz onu yüzüstü bırakırdım neticede ondan büyük degildim ve benim bi özeligimde altı ay dan fazla bi işyerinde durmamamdı çünkü bir yere baglanmak beni sıkardı ve her zaman serbest piyasanın rekabet ve eziciligini,zorluluguna karşı durabilmekti

            istanbulu iyi tanıyordum iyi ustalar ve sanatkarların elinede yogrulmuştum üstelik yanlız yaşıyordum

güçlü ,etkin ve kararlı duruşum gibi kendime güvenimde sonsuzdu sıradan işler bana göre degildi sokaktan yetişmek her zaman beni farklı kılıyordu

         o sıralar mutlu ve huzurluydum ama istanbu'a biraz uzak kalmıştım bu biraz sıkıntıları doguruyordu piyasayı takipte ve tanımada zorluk çektıgim gibi zamanda alıyordu ( çok hızlı bi şekilde degişir çevre ve şartlar istanbul'da)

           degerli abim ve işvereninmle bi akşam telefonum çalmasıyla tekrar yolum kesişti aslında benim için çok önemli degildi ama nasıl oldu bilmiyorum tabi tekrar görüşüp konuşalım demiştim  bi davetti ve kabul etmiştim

            ..::: BU KISIM UYUYAMADIGIM GECELERDE ELİME KALEMİ ALIP GÜNLÜK OLARAK YAZDIGIM NOTLUKLARDAN ALINTIDIR BU ALINTIYI MEKTUP OLARAK DEGERLENDİRDİM ..:::

        kuytu bi köşede kalan iş yerinin kapısından içeriye girdim

sessiz bi mekandı ve uzun süredir masalarının tozu alınmamıştı ilk görünüşte yeni açılmış ama pasif bi görüntü veriyordu beni karşılayan yaşlı ama dik bakışlı bi beyfendi karşıladı kendimi tanıtır tanıtmaz karşı masada oturan bi kaç kişinin masasını gösterdi ve mavi gözleriylede süzüyordu beni biraz sıkılmış görüntümün yanı sıra kuytu bi mekanın en köşe masasında tanımadıgım bi kaç kişiyle iş konuşacaktık hissi beni biraz tedirgin etmişti

         mavi gözlü ve uzun boylu beyfendi kibardı daha sonra konuşmalardan çıkartıgım kadarıyla benimle iş görüşmesi yapacak kişinin iş ortagıydı  sabahın başlangıç saatleriydi çorba içermisin denildi eh cogunluk içiyordu teşekkür etmeme ragmen içi verdim sonrasında bi beyfendi  ki gayet kibar ve rahat tavırlarla yolu gösterdi kendimi bi üst katın yine kuytu odasına buldum alışkanlıkya illaki süzecektim her şeyi merdivenlerdeki kullanmışlıklardan duvarların temizligine her gördügümü kafamdan o kısa sürede süzgeçliyordum

  ve nihayet başlamıştık konuşmaya önce tanıştık adım ferit ferit bilge ve beklemeden karşıdan karşılıgı geldi bülent dedi

       bülent......

        blülent bey konuşurken gözlerime bakıyordu ve hiç ayırmıyordu öyleki bi ara yargılandıgım bi davadaki hakimin bakışı gibiydi bana çok şeyleri hatırlatıyordu ve karşılaştıgım tüm manzara ve hallerde agır bi siyaset vardı beni ürküten de o olmuştu  devam edeyim

       bülent bey iş yerinin sahibi ve bir kaç ortagı oldugunu iş yerini yeni açtıklarını gibi konularla konuşuyor ve bilgi veriyordu bu konular neticesinde istediklerinide sıralıyordu

 bana normal bi iş görüşmesi dışında bir şey vermiyordu isteklerdi ve sonuçta emek karşılıgına bakıyordum ben para düşünüyordum

  bazen söze girip olması gerekenleri sıralayınca gözleri gülüyor başıylada onaylıyodu.bilgili oldugu kadar düzgün türkçesi bana agır gelsede bu görüşmenin agırlıgı olmak istiyordum ve hiç düşünmedigim bazen tek kaldıgımda içimde ukte olan zamanı geldiginde diyip kendimi avuttugum şey vardı unüversiteli olmak ve bunun için bazı zorluklarını ve giderlerini karşılamam için gücüm olması gerektirdiginden hep salıverirdim kafamdan ,nasıl oldu hatırlamıyorum bülent beyin eğitim  yanlısındanmı bilemem bende bunu dışa vurdugum gibi şart koşmuştum neticesinde işe yarın başlayabilirsin dedi uygunsan ve konuşmasını bitirmişti bense üç gün sonra olacagını söyleyerek vedalaştık

 iş görşmesinin birinci dayanagı ve öne çıkanı

......ben bu iş yerini marka yapacak ve var olan işi yükseltecektim

......bülent bey beni ünüversite için hazırlayıp okumam için yardım edecekti

     ben istedigimi koparmış sevincindeydim hiç yapmadıgımı yapmıştım sorumluluk almak evet aslında alırdım bi görev yapardım ve biterdi buysa farklıydı ve uzun işti hiç bitmeyecek gibi uzaktı

      veeeeee işe başladım

aradan bi iki hafta geçti kafamda sorular daha çok artmasına ragmen bu anlaşmanın sonucunda kararlı ve sonuna kadar destegini veren iş verenim vardı

     degerli işverenim bülent bey

bi işçiyi ve çalışma arkadaşını nasıl çalıştıracagına güçlü verimli  ve en iyi şekilde örgütleyip iş yerinde işgücünü ve işe katkısını motivasyonunu artıracagını bililiyordu sıkça yapılan toplantılarla devamlı raporlama ve takipleme sistemiyle işleri yoluna koyuyordu ve başarıya giden yola koyulmuştuk hedef başarmaktı

          bensse kendi dunyamda sıradan işler gibi eski alışkanlıklarla devam ediyordum  iş yerinde  işe başlamak için tanımam lazımdı ve aradan bir iki ay geçmişti

bu zaman sürecinde ortamı tanımış ve dugmeye basacagım zaman kalmıştı sadece biraz daha bekliyordum

  her şey istedigim gibi olacaktı bi söz vermiştim ötesinde sözün karşılıgında hayalimde gercekleşecekti

          bi bi noktadan başladım dügmeye bastım

      kendi iş yerimmiş gibi işe koyuldum ve iki ay gibi uzun süre  düşünmek plan yapmak kalmıştı elimde başlangıç için güven ve kararlılık vardı ve azimle başladım işe

bir sokaktan yetişen için çok agır bi işti itiraf edeyim bülent abi sabah yedide kalkmak çünkü ben sekiz yıllık tecrübem ve iş hayatımda hep gece hayatında çalışmış gündüzleri yatmıştım alışmak zorduya zoru başarmak işimdi

       sabahları işyerini, erken saatlerde mavi gözlü uzun boylu ve güzel insan memet ali bey acardı benimle birlikte üç sonradan dört personelle işe koyulurduk akşam işimiz bitince avcılardan otogara giderdim iki üç kiloluk ekmek kazancımız

ve kırklarelinden gelen mazemeyi almak için avcılara tekrar dönmek ve yatagıma girmem benim bazen birleri bulurdu bi ara sen getirirdin bu seferde senin gelmeni beklerdim zor işti ama azimliydik başarıyorduk

  ben iki ayda tüm müşterileri tanımıştım hatta fazlasıyla öyleki kimdir nedir necidir kimle yatıyor kimle kalkıyor kim dostu kim sevgilisi  elime haritayı almış bir taraftan yapacaklarımı bir taraftan yaptıklarımı yazıyordum altı ayda ciromuz yükselmiş artık dışarı için yükselen potansiyelimize yeni pazarlar açmak için başlamıştık bi arkadaş ve bi tane motosikletle buna başladık dogrumu sevgili bülent abi yanlıdıgım yanltıgım eksik ve fazla yazdıgım yerlerde uyar beni lütfen her zaman yaptıgın gibi

        sonra yeni açtıgımız bu pazar girişiminde aldıgımız iş arkadaşımız verimsiz cıkınca işin başına ben geçtim

soguk kış günlerinde bile sen paket servisimiz yok derken ben var diyip gittim hiç aldırmadım soguga ve sıkıntılara azim kararlılık  vardı ve her gün bu pazarda bizim işyerimizin payı yükseliyordu dahası yetmedi avcılar kampüse ve ulaşamadıgımız yerler vardı ulaşmak için çırpınıyordum her fırsatta ve toplantıda dedigin kadar ''ben bu kadar beklemiyordum ve çok hızlı gelişiyoruz diyordun ''benim başarımın bi kanıtıydı

      evet başarıyorken başarılıyorken en çok eleştirilen ve her toplantıda çalışma arkadaşlarının tepkisiyle masaya yatırılan kişiydim galiba bi iş veren için kötü bi sonuç en çok çalışan ona para kazandıran kişinin işyerinde,ki bu iş yerinde ortagının eşi tarafından istenmeyen adam olaması çok kararsızlıklarıda ortaya çıkarıyormuydu  bence eveet demi abim ögle olmasaydı bi gece iş yerine gelip ve toplantı yapacagız derken o toplanmada tek söyledigin söz

     FERİT ÇIK DÜNYAMDAN SENİ İSTEMİYORUM DEMEN VARDIYA

    aslında üzüldügünü sonradan anlamıştım çalışan arkadaşlarım gibi bende çok şaşırmış oldugum gibi hayretle dona kalmıştım

bi iş yerinde istenmeyen adamdım bu senin sözünlede onaylanmıştı ama bana sözle olmassa tek destek müşterilerden geldi her gelen müşteriler ferit ismiyle bütünleşmişti öyleki evdeki yanındaki veya iş yerindeki arkadaşı görüyordu  evet müşteri beni seçiyordu çalıştıgımız arkadaşların arasında ve hiç kimseye nasip olmayacak bi işçi için zor bulunacak çekilde sahiplenmeleri seni çok şaşırtıyordu

    evet benim yetinmezlıgim vardı hep istiyordum başarmayı yeni pazarlar gibi yeni müşterileri hatırlıyormusun bi toplantıda 60 küsür müşteri ve isimleriyle hatta ne yedikleri ne içtiklerine kadar anlatmış ıstihparatı bu raporlamayı birfingi vermiştim

bu bilgi

gazate kagıdı degildi bülent abim benim gece gündüz senin işini düşünmekten dolayı çıkan bi üründü ve sonraki taplantılardan birinde tam 250 demiştim ve devam etmiştim

bu yükselen trent müşteri sayısı birilerin ahkamıyla olmuyodu kahvede iki cavçavlı adamlarla sohbetle degil her fırsatta müşteri ilgisi beklentsi istegi istemedigi olumlusu olmaması yada birilerinin hatalarını telefisi için koşuştup dil dökmekle en garip şey se kendi  zamanınmı  bu iş yerine ayırmaktı işte bu saatleride müşterilerle dolduruyordum yani demek istedigim

24 SAATİN EKSİ 5 DERECEDE 6 SAAT UYUYARAK GEÇİRDİKTEN SONRA 18 SAAT BOYUNCA

 başarmak için harcıyordum umrumda bile olmayan vardı senin iş yerinde bi toplantıda benden rahatsız olanlar iş yerinin bakası için fedakarlık yapanların umrunda degildi 18 saat boyunca bi iş yerinin kazanması için cırpınan canın hali  ne

olmalıydı

çünkü ben fedakarlık istiyordum bunun en iyi örnegini verdigim gibi verilen maaşın degerin haklılıgını hakkını benden sonraki arkadaşlardan istiyordum yanlışmıydım bi sözümde sunu söyledim bu sektörde ve çalıştıgım süre zarfında işe başladıgım saat bellidir çıkış malesef örnek vereyim bir süper markete girdiniz kapanış saati bellidir ama girdiniz markette daha önce giren müşteri gibi alışverişinizi yaparsınız o marketin personelide  müşterinin cıkmasını beklermi bekler sadece bu

     işimi üç madde ile sınırlamıştım

 ...iş ahlakı

...iş disiplini

...ve görev tanımı

bu üçü beni başarmak yolunda götürüyordu ama sıkıntı vardı hatırlarmısın bi adam cıkar kulagına fısıldar ve sen hayretle duraksarsın

öyle tek eksigim O KADIN  o kadın,veya benim kadın zafım yada bi hatam veya bi an düştügüm boşluk veya ufacık komplo

sana bıraktım ne dersen artık

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Yorum yaz!

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->

BİR MAVİ DUVARA YASLADIM SIRTIMI ORDA KURDUM DÜŞLERİN EN MAVİSİNİ BENİM MAVİLERİM BİTMEZ MAVİYE BOYADIM BÜTÜN UMUTLARIMI.. myspace layouts, myspace codes, glitter graphics



Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv

Kategoriler

  • ferit bilge şiirleri
  • FERİT BİLGE HAKKINDA
  • SESLİ ŞİİRLERİM
  • Arkadaşlarım

    birkadin17
    hercaisiirler
    alternatifblog
    azmavi


    Yar Yarası - Kubat
    Cursors